Türkisch - Englisch
Türkisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Französisch - Englisch
Spanisch - Englisch
Englisch Synonyme
Türkisch - Englisch Sätze
Übersetzung
Werbung entfernen
Einloggen / Registrieren
Licht Ausschalten
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Übersetzung
Synonyme
Sätze
Werkzeuge
Quellen
Über uns
Kontakt
Einloggen / Registrieren
EN-TR
Türkisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Spanisch - Englisch
Französisch - Englisch
Englisch Synonyme
Türkisch - Englisch Sätze
Türkisch - Englisch
Spanisch - Englisch
Verlauf Ausblenden
Velaufsdetails
Verlauf Löschen
Verlauf :
full bore
mártaga
thermosiphoning
self-propelled mower
benzenephosphorus dichloride
rack steering
multi-option financing facility
bid lower
disc head
Concrete block
Drückermethoden
experiment set-up
asio otus
transverse modes
Datum point
Myrosin
almártaga
gran jurado
action center
Germanium (Ge)
camisa cromada
vertikaler Luminanzfehler
omnibus bar
sequences of operations
rhinnommectomy
the odds
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Verlauf
Sätze
Bedeutungen, die der Begriff
"the odds"
mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 112 Ergebniss(e)
Kategorie
Englisch
Türkisch
Phrases
1
Phrases
the odds are that
expr.
ihtimali var ki
2
Phrases
may the odds be ever in your favor (hunger games quote)
expr.
şans sonsuza dek sizinle olsun
3
Phrases
(the) odds are against (something)
expr.
(bir şey) uzak ihtimal
4
Phrases
(the) odds are (that)
expr.
yüksek ihtimalle
5
Phrases
(the) odds are against (something)
expr.
(bir şey) pek olası değil
6
Phrases
(the) odds are (that)
expr.
muhtemelen
7
Phrases
(the) odds are (that)
expr.
büyük ihtimalle
8
Phrases
(the) odds are against (something)
expr.
her şey (bir şeyin) karşısında
9
Phrases
(the) odds are (that)
expr.
büyük olasılıkla
10
Phrases
(the) odds are against (something)
expr.
(bir şey) için pek şans yok
11
Phrases
(the) odds are against (something)
expr.
(bir şey) pek mümkün değil
Colloquial
12
Colloquial
beat the odds
v.
bir güçlüğü aşmak
13
Colloquial
beat the odds
v.
bir zorluğu aşmak
14
Colloquial
beat the odds
v.
zoru başarmak
15
Colloquial
beat the odds
v.
üstesinden gelmek
16
Colloquial
over the odds
expr.
normalin üzerinde (fiyat)
17
Colloquial
over the odds
expr.
çok pahalı
18
Colloquial
over the odds
expr.
beklenenin üzerinde (fiyat)
19
Colloquial
over the odds
expr.
astronomik (fiyat)
20
Colloquial
over the odds
expr.
fahiş
21
Colloquial
over the odds
expr.
çok yüksek (fiyat)
22
Colloquial
what are the odds
expr.
olasılığı/ihtimali ne/kaç?
23
Colloquial
what are the odds
expr.
vay be şansa bak! şansa bak! kör talih!
Idioms
24
Idioms
stack the odds against
v.
engellemek
25
Idioms
pay over the odds
v.
ederinden daha fazla ödemek
26
Idioms
pay over the odds
v.
değerinden fazla para ödemek
27
Idioms
pay over the odds
v.
bir servet ödemek
28
Idioms
stack the odds in (someone's or something's) favor
v.
şansı (başka birinden/bir şeyden) yana kılmak
29
Idioms
stack the odds in the favor of (someone or something)
v.
şansı (başka birinden/bir şeyden) yana kılmak
30
Idioms
stack the odds in (someone's or something's) favor
v.
(birine/bir şeye) haksız kazanç sağlatmak
31
Idioms
stack the odds in (someone's or something's) favor
v.
hileyle (başka birinin/bir şeyin) lehine çevirmek
32
Idioms
stack the odds in (someone's or something's) favor
v.
(başka birinin/bir şeyin) kazanması için/kazanacağı şekilde ayarlamak
33
Idioms
stack the odds in (someone's or something's) favor
v.
sadece (birinin/bir şeyin) yararına yapmak/çevirmek
34
Idioms
stack the odds in (someone's or something's) favor
v.
durumu (başka birinden/bir şeyden) yana ayarlamak
35
Idioms
stack the odds in the favor of (someone or something)
v.
kartları (birine/bir şeye) göre dağıtmak
36
Idioms
stack the odds in (someone's or something's) favor
v.
(birinin/bir şeyin) hak etmediği şekilde avantajlı olmasını sağlamak
37
Idioms
stack the odds in the favor of (someone or something)
v.
sadece (birinin/bir şeyin) yararına yapmak/çevirmek
38
Idioms
stack the odds in the favor of (someone or something)
v.
(başka birinin/bir şeyin) kazanması için/kazanacağı şekilde ayarlamak
39
Idioms
stack the odds in the favor of (someone or something)
v.
durumu (başka birinin/bir şeyin) yararına olacak şekilde düzenlemek
40
Idioms
stack the odds in (someone's or something's) favor
v.
(birini/bir şeyi) daha avantajlı kılmak
41
Idioms
stack the odds in (someone's or something's) favor
v.
durumu sadece (birine/bir şeye) göre olacak şekilde ayarlamak
42
Idioms
stack the odds in (someone's or something's) favor
v.
durumu (başka birinin/bir şeyin) yararına olacak şekilde düzenlemek
43
Idioms
stack the odds in the favor of (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) haksız kazanç sağlatmak
44
Idioms
stack the odds in (someone's or something's) favor
v.
durumu (başka birinin/bir şeyin) lehine olacak şekilde düzenlemek
45
Idioms
stack the odds in the favor of (someone or something)
v.
durumu (başka birinin/bir şeyin) lehine çevirmek
46
Idioms
stack the odds in (someone's or something's) favor
v.
kartları (birine/bir şeye) göre dağıtmak
47
Idioms
stack the odds in the favor of (someone or something)
v.
durumu (başka birinin/bir şeyin) lehine olacak şekilde düzenlemek
48
Idioms
stack the odds in (someone's or something's) favor
v.
durumu (başka birinin/bir şeyin) lehine çevirmek
49
Idioms
stack the odds in the favor of (someone or something)
v.
durumu sadece (birine/bir şeye) göre olacak şekilde ayarlamak
50
Idioms
stack the odds in the favor of (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) daha avantajlı kılmak
51
Idioms
stack the odds in the favor of (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) hak etmediği şekilde avantajlı olmasını sağlamak
52
Idioms
stack the odds in the favor of (someone or something)
v.
durumu (başka birinden/bir şeyden) yana ayarlamak
53
Idioms
stack the odds in the favor of (someone or something)
v.
hileyle (başka birinin/bir şeyin) lehine çevirmek
54
Idioms
shout the odds
v.
inatçı ve yüksek sesle konuşmak
55
Idioms
shout the odds
v.
tehditkar şekilde bağırmak
56
Idioms
shout the odds
v.
sinirle bağırmak
57
Idioms
shout the odds
v.
tehditler savurmak
58
Idioms
shout the odds
v.
bağırıp çağırmak
59
Idioms
shout the odds
v.
dediğim dedik bir tavırla konuşmak
60
Idioms
stack the odds against (someone or something)
v.
hile yaparak (birine/bir şeye) karşı avantaj sağlamak
61
Idioms
stack the odds against (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) karşı haksız avantaj sağlamak
62
Idioms
stack the odds against (someone or something)
v.
durumu (başka birinin/bir şeyin) aleyhine çevirmek
63
Idioms
stack the odds against (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) oyuna getirmek
64
Idioms
stack the odds against (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) çalım atmak
65
Idioms
stack the odds against (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) karşı hile yapmak
66
Idioms
against all the odds
expr.
tüm zorluklara rağmen
67
Idioms
against all the odds
expr.
her şeye rağmen
68
Idioms
against all the odds
expr.
tüm olanaksızlıklara rağmen
69
Idioms
against all the odds
expr.
tüm tuhaflıklara rağmen
70
Idioms
against all the odds
expr.
bütün engellere rağmen
71
Idioms
against the odds
expr.
bütün olanaksızlıklara rağmen
72
Idioms
the odds are stacked against me
expr.
kazanma/başarılı olma ihtimalim düşük/zayıf
73
Idioms
the odds are stacked against me
expr.
kazanmam/başarılı olmam pek mümkün değil. ibre benden yana değil
74
Idioms
the odds are stacked against me
expr.
şansım yaver gitmiyor
75
Idioms
the odds are stacked against me
expr.
ibre benden yana değil
76
Idioms
the odds are in favor of something
expr.
gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel
77
Idioms
the odds are stacked in favor of somebody/something
expr.
kartlar/şans (birinden) yana
78
Idioms
the odds are stacked in favor of somebody/something
expr.
şansı yaver gidiyor
79
Idioms
the odds are stacked in favor of somebody/something
expr.
(birinin) kazanma şansı/olasılığı daha yüksek
80
Idioms
the odds are stacked in favor of (someone or something)
expr.
tüm şartlar (birinin) bir şeyin lehine
81
Idioms
the odds are stacked in favor of (someone or something)
expr.
tüm şartlar (birinin/bir şeyin) başarılı olması için uygun
82
Idioms
the odds are stacked in favor of (someone or something)
expr.
(birinin/bir şeyin) şartları başarmak için çok uygun
83
Idioms
the odds are stacked in favor of (someone or something)
expr.
her şey (birinin/bir şeyin) lehine
84
Idioms
the odds are stacked in favor of (someone or something)
expr.
(birinin/bir şeyin) bu şartlarda başarılı olma olasılığı çok yüksek
85
Idioms
the odds are stacked in favor of (someone or something)
expr.
(biri/bir şey) başarmak için tüm şartlara sahip
86
Idioms
the odds are stacked in favor of (someone or something)
expr.
kartlar/şans (birinden/bir şeyden) yana
87
Idioms
at odds with the world
expr.
hayatından memnun olmayan
88
Idioms
at odds with the world
expr.
başkalarıyla çelişki halinde
89
Idioms
at odds with the world
expr.
hayatta ne yapacağına karar vermemiş
90
Idioms
at odds with the world
expr.
başkalarına aykırı
91
Idioms
the odds are against (someone or something)
expr.
şartlar (birinin/bir şeyin) aleyhine
92
Idioms
the odds are against something/somebody doing something
expr.
(birinin/bir şeyin) bir şey yapmada hiç/neredeyse hiç şansı yok
93
Idioms
the odds are stacked against (someone or something)
expr.
(birinin/bir şeyin) başarıya ulaşması çok zor/pek mümkün değil
94
Idioms
the odds are stacked against (someone or something)
expr.
(birinin/bir şeyin) hiç/neredeyse hiç şansı yok
95
Idioms
the odds are against something/somebody doing something
expr.
(birinin/bir şeyin) başarıya ulaşması çok zor/pek mümkün değil
96
Idioms
the odds are stacked against (someone or something)
expr.
(birinin/bir şeyin) başarması pek olası değil
97
Idioms
the odds are against (someone or something)
expr.
(birinin/bir şeyin) hiç/neredeyse hiç şansı yok
98
Idioms
the odds are stacked in (someone's or something's) favor
expr.
(birinin/bir şeyin) başarması olası
99
Idioms
the odds are stacked in (someone's or something's) favor
expr.
durum/şartlar (birinden/bir şeyden) yana
100
Idioms
the odds are stacked against (someone or something)
expr.
şartlar (birinin/bir şeyin) aleyhine
101
Idioms
the odds are stacked in (someone's or something's) favor
expr.
(birinin/bir şeyin) şansı yüksek
102
Idioms
the odds are against something/somebody doing something
expr.
(birinin/bir şeyin) başarması pek olası değil
103
Idioms
the odds are against (someone or something)
expr.
(birinin/bir şeyin) başarıya ulaşması çok zor/pek mümkün değil
104
Idioms
the odds are stacked in (someone's or something's) favor
expr.
(birinin/bir şeyin) başarıya ulaşması mümkün
105
Idioms
the odds are stacked in (someone's or something's) favor
expr.
şartlar (birinin/bir şeyin) lehine
106
Idioms
the odds are against (someone or something)
expr.
(birinin/bir şeyin) başarması pek olası değil
Speaking
107
Speaking
the odds are against one
expr.
talih yüzüne gülmüyor
108
Speaking
what's the odds?
expr.
ne fark eder?
109
Speaking
what's the odds?
expr.
ne yazar?
110
Speaking
what's the odds?
expr.
ne çıkar?
111
Speaking
the odds are stacked against me
expr.
şartlar benim aleyhime
Wagering
112
Wagering
shortening the odds
n.
bahislerin fazla yapıldığından oran miktarının alçaltılması
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of the odds
×
Term Options
Übersetzung Vorschlagen / Korrigieren
Französisch Englisch Wörterbuch
Spanisch Englisch Wörterbuch
Deutsch Englisch Wörterbuch
Englisch Synonyme Wörterbuch
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy